Evden çıkarken ayakkabıyı sildiğim ıslak mendili çöpe atmaya bile üşeniyorum şu sıralar neden çıktım bu yola bilmiyorum. Yine elimde kaldı ıslak mendil. Hava nasıl sıcak lan böyle. Nereye gidiyoruz nereye ?
Sahile indik varyanttan. Bizimkiler yine küfürleşiyorlar. Ben de günler sonra saf oksijenin keyfini çıkarıyorum. Bu arada varyantın başındaki büfeden aldığım birayı açtım. Üzerindeki İzmir yazısını arıyorum. Çok özledim memleketi bir ara gidebilsem belki rahatlayacağım.Kitap okumuyorum ondan hep bu tıkanmalar. Yokuştan inerken bile nefes nefese kaldım. Bir de çıkması var. Sanırım sahile geldik. Böyle akşam saatleri çok güzel oluyor burası. Piknik yapmaya gelenler de var, yakamoz seyretmeye gelenler de. Kumlara oturdum. Birayı kuma gömdüm. Yan tarafta bir aile pikniğe gelmiş. Ver şu zeytinyağlıyı diyor abi.
Bizim kamiller geldi. Bira alacaklardı sözde. 3 şişe şarap almışlar. Hiç gerek yoktu şarap gecesine. Hava iyice karardı. Benim bira bitti. Serinlemek için almıştım zaten. Şarabımı açıyorum. Şarap sarhoş olmak için alınır.
Bir yaz akşamı oturmuşuz şarabımızı yudumluyoruz havası atmak istiyorum. Kamiller şarap sayesinde romantizme bağladı. Ben koptum onlardan. Deniz sanki göğsüme oturdu. Rahatlamış hissediyorum. Her nefes alışımda dalgalar kabarıyor. Bir gemi geliyor demir atacak ya da karaya oturacak. Başımda bir acı hissettim, şöyle dokundum elim kıpkırmızı oldu. Ulan şarabı döktüm herhalde diye düşündüm. Ben değil bizim kamiller dökmüş. Hadi kalk gidelim demekmiş bu. Kalktık, hiç birimiz yürüyemiyoruz. Benim göğsümde deniz oturuyor zaten. Neyse eve geldik,yattık,uyuduk.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder