Neden geldik bu mekana bilmiyorum? Bir yerlere gidelim demiştim ama istediğim yer burası değildi sanki. Tahta sandalye ve masaları var mekanın. Köşede semaverde çay kaynıyor. Kendin alıyorsun çayını. Başka bir sipariş vereceksen de sadece bir tane garson var. Zor da olsa yetişmeye çalışıyor. Çay canım istemedi benim , o da içmeyecekmiş. Türk kahvesi istedim sade. Orta şekerli istedi o. Bana ters olsun diye her şeyi yapacak sanıyorum. Anlat dedim. Neden sesin çok çıkmıyor bugünlerde. Kahveler gelince başlayalım mı sohbete, biraz radyodan çalan müziği dinleyelim dedi. Radyoda babamın kanallarından biri çalıyor. Hani böyle sinyali tam alamaz ama müthiş şarkı çalar. O şarkı o cızırtı ile daha güzel olur. Öyle bir ses işte. Sanki ikimizin de sustuğu o 10 dakika daha keyifliydik. Kahveler geldi. Başla dememi bekliyor galiba. Anlattı. Ben haketmediğim şekilde davranılıyor son günlerde. İçimden gelen şekilde davranıyorum oğlum ben. Bu mu hata dedi. Mevzuyu da bilmiyorum ha. Böyle başladı ve gittikçe derinleşti. Ne yorum yapacağımı da bilmiyorum. Sonra başladım başımdan geçen eski konuları anlatmaya. Aynen yazdığım gibi düşük cümlelerle konuşuyorum. Kahveyi de su gibi içtik. Radyodan gelen ses gittikçe bozuluyor. Hava da iyice karardı. Ben anlatıyorum eksi bilmem kaç dereceleri anlatırken telefonu çaldı. Açtı ve masadan uzaklaştı. Ne konuştuğunu merak ettim ama gelince sormayacağım. Kendime bir çay koyayım dedim. Semaverin yanına gittim. O sırada oturmuş arkamdan seslendi. Eliyle ben de istiyorum gibi bir işaret yaptı. Çaycı mıyım ben. Neyse anladım. Bir bardakta ona aldım. Kaldığım yerden devam edeyim diye düşünürken. Boşver ya anlatma dedi. Anlatırken ne kadar sıkıldığımı tekrar tekrar üzüldüğümü gördü sanırım. Çayları yavaş içiyoruz. Radyonun sesi düzeldi. Bu şehir girdap gülüm çalıyor. Ben hangi bölümünde çaldığını düşünürken onun dalıp gittiğini farkettim. Hiç bir tepki vermedim. Uzun bir süre izledim. Nefes bile almıyordu sanki. Sonra kalk sahile gidelim dedim. Ne dersem ters tepki vereceğini bildiğim için salladım öyle ortaya. Aslında eve gidip bilgisayarımın başına geçmek istiyordum. Tamam gidelim dedi. Şaşırdım. Kalktık. Garsona benim ve bu bayanın hesabı toplam ne kadar diye sordum? 8 lira ama hangi bayandan bahsediyorsun abi dedi?
Ben bu hikayede nerede oturduğumu bilmiyordum. Ama sanırım o hep masanın baş köşesindeydi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder